Sevgili Peygamber Efendimiz (S.A.V.) bütün insanların eşit olduğunu söylerdi ve insanlar arasında hiçbir şekilde ayrım yapmazdı. Çünkü O (S.A.V.) Sevgi Peygamberi idi. Sevgisiyle bütün insanlığı kucaklamıştı. Allahın Rahmet olarak yolladığı O (S.A.V.), kimseyi kücük görmez, hiçbir kimseyle dalga geçmezdi. Her insani seat edilmesi ve hidayete ermesi gereken Allah’in kulu olarak görür ve İnsanlar arasında hiç ayrım yapmaksızın insanların kurtuluşu için islama davet ederdi. O (S.A.V.) bütün insanlığın kurtuluşu için dua eder, ümmetim ümmetim diye sefaat dilerdi. O Efendimiz (S.A.V.) insanların hatalarını hiçbir zaman yüzlerine vurmaz, onları içitmeden uyarırdı. Kendisine karşı hatası olanlar af dilediğinde affederdi, Çünkü O hiçbir zaman asla kalbinde kin ve düsmanlık taşımazdı.
Düsmanlarına karşı bile merhamet doluydu. Uhud savaşında yaralanınca yanındakiler, müsriklere beddua etmesini istediler. Peygamber Efendimiz (S.A.V.) işe: “Ben beddua etmek için gönderilmedim, ben insanları doğru yola davet etmek üzere rahmet elçisi olarak gönderildim” dedi. “Allahım onlara doğru yolu göster, onlar gerçeği bilmiyorlar” diye dua’da bulundu. O (S.A.V.) hiç kimseye beddua etmemiştir.

